Her anın farkındalığını koruyun

Pabucunu bağlarken bile.jpg

Farkındalık yaşanan anın farkında, bilincinde olmaktır.
Hayatımızda pek çok işi, özellikle alışageldiklerimizi, otomatik olarak yaparız. Meselâ yürürken, bulaşık yıkarken, araba kullanırken sık sık düşüncelere dalar, ancak dakikalar sonra neler yapmakta olduğumuzun farkına varırız. Yapmakta olduğumuz işin risk ve sorumluluk derecesine göre bu durum bazen oldukça ürkütücü olabilir. Bir fark ederiz ki arabamızla en tehlikeli bölgelerden tek birşeye bile dikkat etmeden geçip gitmişiz. Neler olmuş olabileceğini idrak ettiğimizde içimizi bir ürperti kaplar.
İşin acıklı tarafı, pek çoğumuz için bu öylesine alışılmış bir durumdur ki neredeyse bütün hayatımız sanki bir başkasının hayatını yaşıyormuşuz  gibi geçer gider. Ne içtiğimiz limonatanın, ne seyrettiğimiz gökyüzünün keyfini çıkartırız.
Daha da acıklısı, seçimlerimiz de, çözümlerimiz de tamamen tepkiselleşir, alışkanlıklarımız tarafından belirlenir olur. Hayatımızda vermemiz gereken kararları sağlıklı verebilmemiz için önce yaşadığımız tecrübeyi net bir şekilde görmemiz ve çeşitli yönlerinden idrak edebilmemiz gerekir. Ama sırf alışkanlık edinmediğimiz için, en ihtiyacımız olduğu anda dikkatimizi ve farkındalığımızı toparlayamayız. Rüzgarda savrulan yaprak gibi çevremizdeki çeşitli unsurların esiri olarak hareket ederiz.
Hayatımız sadece ve sadece kendimize aittir. Bizim sorumluluğumuzdadır. Bizim hakkımızdır. Bizim cennetimizdir. Onu cehenneme çeviren ise bu geminin kaptanının sarhoş ve baygın oluşudur.
Bütün yapmamız gereken karar vermek ve farkındalığı disiplinli bir şekilde gün be gün, an be an, yaşadığımız an’ın farkındalığını geliştirmektir.
Sevgiyle Paylaşın ❤
Reklamlar

Başarı…

Bazen çok güzel hayâllerimiz olur. Nasıl ulaşacağımızı da az biraz biliriz. Hattâ belki ulaşmışızdır da… Ama birşey vardır ki eğer dikkat etmezsek ha hiç ulaşamamıza ya da ulaşsak bile alaşağı olmamıza neden olur. O da kendimize olan dürüstlüğümüzdür.

Elbette ki bir hayâli gerçekleştirmenin yolu hayâllerine bütün benliğinle inanmaktan geçer. Ancak hayâllerimizi gerçekleştirirken yürüyeceğimiz yol hassas dengelerle doludur ve kendini kandırmayı kaldırmaz.

Kendini kandırmak ile kendine inanmak arasında büyük ve önemli bir fark vardır.

Birinde insan oynadığı sahanın niteliğinden haberdar bile değildir ve dolayısıyla bu sahada hiç bir maçı kazanamaz. Öbüründe ise kişi oynadığı sahayı bilir, oyununu ona göre açar ama odaklandığı nokta sahanın engebeleri değil, hayâlindeki başarıdır.

Kendimize olan dürüstlüğümüz, hem kendi koşullarımızın hem de dış koşulların bilgisini bize taşır, bizi gafletten korur ve oyunu başarıyla bitirmemiz için gerekli bilgileri bize verir. Eğer başarılı olmak istiyorsan.jpg

Herşey bir ayna ve bir derstir.

Gerçekten farkındalık sahibi bir kişi karşılaştığı her ruh’un

Görsel

Blog İstatistikleri

  • 3,064 görüntüleme
Follow Çıkış Kapısı on WordPress.com