Yumurta kırılmadan civciv çıkmaz.

Hiç bir ressamın çalışmasını izlediniz mi? Resim yapmaya çok özenen ama çok beceremeyen birisi olarak ben onların yaptıkları eskizleri bile gördüğümde o “kadar güzel çizebilseydim ben o eskizi tablo olarak tutardım” diye içimden geçirirken benim sevgili ressamım üstüne cart diye başka bir boya atmaya, bir şekil çizmeye başlar…. “Aman Tanrım! O güzelim eskize ne yaptın!!!”  Ama bir de bakarım ki aslında plan bambaşkaymış. Ne güzel de yaparlar. O yarattıkları güzelliklikleri ne kadar da bonkörce saçarlar tuallerinin üstüne.Yumurtanin kabugu kirilmadan civciv cikmaz.jpg

Açıkçası hayat da böyle çalışır. Biz beceriksizlik ve kıtlık zihniyetiyle her gördüğümüz cazip şeye tüm gücümüzle asılırken aslında doğanın bizler için planladığı çok daha güzel resimlere bir türlü izin vermeyiz. İlk gördüğü durakta dinlenmeye başladığı için ilerideki çok daha mükemmel yerleri göremeyen yolcular gibi.

Ama doğa bizim zihnimizdeki hesaba göre çalışmaz. O tıpkı bir ressamın bütün renkleri en cesur, en bonkör , en zengin bir şekilde çekincesiz ve tam bir ilhâm ve zevk içinde kullanması gibi bütün yaratıklarını da birer boya damlası gibi çeşitli oluşumlarda ve çeşitli boyutlarda kullanır. Bu şekilde daima, çok daha mükemmele evrimleşen bir yaradılış şaheseri ortaya çıkartır.

Dolayısıyla değişim yaşamın en değişmez kuralıdır. Her yeni oluşum, her yeni yaradılış bir başka yaradılışla devamlı yerdeğiştirir. Eski yeniyi destekler, yeni eskiye anlam verir.

Belki yumurtanızın kırılmasını istemiyorsunuz. Ona olan sevginiz ve bağımlılığınız sizin onun kırılmasına razı olmanızı engelliyor. Ama bu durumda hiç bir zaman bir civcivin o sevimli yaşam enerjisini yaşayamayacaksınız. Ama unutmayın civciv büyüdüğünde o da bir yumurta yumurtlayacak. Farklı bir yumurta belki ama yaşam yaşamdır ve akışkan bir bütündür.

Bırakın kıtlık ve beceriksizlik enerjinizi artık geride. Doğayla birlikte akışın sizde.

Sevgiyle Paylaşın ❤

Reklamlar

Yiğitlik

Genellikle zor zamanlarda veya kendi iyiliğimiz için aşmamız gereken bir engelin, gerçekleştirmemiz gereken bir değişimin, daha önce hiç yapmadığımız birşeyi yapmanın eşiğindeyken olup bitenlerin yoğunluğu altında içimizdeki bir sesin bizi vazgeçmeye çağırdığını hissederiz. Zihnimiz bu işin altından nasıl kalkacağımızı idrak edemez, hafızamızda hiç bir ipucu yoktur. Zihin korku ile birleşerek bize bunun imkânsız olduğunu söylemeye başlar.

İşte o anda yapmamız gereken bu değişimi ve bu zorluğu edinmektir.

Fırtına benim dışımda değil; bu fırtına benim. Bu değişimi ben getiriyorum. Çünkü ben evrimleşiyorum, ben mükemmelleşiyorum. Ben bu değişime gebeyim, ben bu zorluğun üstesinden gelmeye hazırım. İçimdeki gizli cevherin açığa çıkabilmesi için, daha bütün, daha üstün ben olabilmek için bu meydan okunuşuna ihtiyacım var.

Şeytan fısıldarHer zorluk bizim içimizdeki gizli bir cevherin ortaya çıkarılışının efsanesidir. Fırtına sizsiniz! Evrenin bu zorluğu sizin karşınıza çıkarışının size özel bir basamak olarak sunduğunu bilin ve bu zorluğu edinin. Ruhunuz bu gelişime hazır! Fırtına sizsiniz!

Unutmayın! Her zorluk gelecekteki güzel günlerin, daha mükemmelleşmiş bir siz’in müjdesidir. Bu müjdeye odaklanın.

Sevgiyle kalın ❤

 

Blog İstatistikleri

  • 3,071 görüntüleme
Follow Çıkış Kapısı on WordPress.com