Karanlık karşısında…

Bir mum yakmak,Hepimiz karanlığın, cehâletin ve kötülüğün karşısında eziyet çekeriz. Bazen o kadar usanır, kendimizi o kadar çaresiz hissederiz ki  onu beddua ederek yok etmeyi ümit ederiz. Ama beddua ne yazık ki sadece kötü karma geliştirmemize sebep olur. “Beddua etme geri döner” der Suf’iler, doğrudur da. Çünkü beddua bizim yaşamakta olduğumuz cehennemi tasdiklememizdir. Sözlerimizle onu gerçeğe dönüştürür ve çekim kanunuyla gelecekte de karşımıza çıkma ihtimallerini arttırırız.

Her ne kadar çoğu zaman beddua içimize bir parça olsun bir ferâhlama verirse de daha iyi seçimler her zaman vardır: Beddua noktasına gelmeden veya beddua noktasındayken bile eşzamanlı bir ajendayla karşılaştığımız karanlığa bir mum yakabiliriz.

Nedir bizim eziyetimiz? Nedir haksız olduğunu bildiğimiz? Nedir daha güzel olabilecek olan? Nedir bize bu eziyeti yapanın asıl ihtiyacı?

Bu çile oyununa onay vermeden önce, verirken, veya iş işten geçene kadar vermişken bile yapabileceğimiz pek çok şey vardır. Önce kendimize bu soruyu sormamız gerekir: Bu çile oyununa oyuncu olarak katılmayı istiyormuyum? Eğer cevabımız hayır ise, ki çile çeken herkesin cevabı hayırdır, yapabileceğimiz en güzel şey bu çile çekme sürecini ‘karanlığı aydınlatmaya’ bir fırsat olarak bilmektir.

Eğer evvel ki sorular gibi soruları kendimize sormuş ve olayları kavramakta kendimizi aydınlatmışsak, karşımızda hiç bir karanlık duramaz. Karşınızdakine söyleyeceğiniz tek bir söz herşeyi değiştirebilir. Bir mum yakıverir karanlığı aydınlığa dönüştürüveririz.

Bunu yapamıyorsak tek sebebi vardır: O da henüz kendimizin de tam olarak aydınlanmamış olmasıdır. Burada da bir sorun yoktur, çünkü devam eden her çile noktası bize neyin eksik olduğunu anlatır. Yapmamız gereken öncelikle bunun bir süreç olduğunu bilerek sabırlı olmaktır. İkinci olarak, her bir sorunla karşılaştığımızda anlayabilmek için gerekli soruları sormaktır. Üçüncü adım ise cevapları dinlemektir. Cevaplar bize muhakkak gelirler. Son adım ise sorunun aydınlanmış olmasıyla artık bizim de ona göre bir içsel değişim yaşamamızdır. Bunun doğal sonucu ise otomatik olarak doğru hareketlerle o karanlık noktayı da aydınlatmak olacaktır.

Zaman içinde herşey aydınlığa kavuşur. Gönlünüzü ferâh tutun ve sevgiyle kalın.

Reklamlar

Blog İstatistikleri

  • 3,071 görüntüleme
Follow Çıkış Kapısı on WordPress.com