Dış Dünya… İç Dünya…

Psikoloji bilmi ispatlamıştır ki en basit görme duyumuzdan en komplike dünya görüşümüze kadar herşey bizim zannımıza (ne olması gerektiği hakkındaki önyargılarımıza) bağlıdır. Kur'an da bile Allah "Ben sizin zannınız üzereyim" demiştir. Bu bilgiden yola çıkarak idrak edersek ki "gördüğümüzü düşündüğümüz herşey" aslında bizim "ne göreceğimiz" konusunda önceden oluşturduğumuz yargılarımızın doğrultusunda tecrübelerimize, deneyimlerimize katılır... işte o … Okumaya devam et Dış Dünya… İç Dünya…

Reklamlar

Doğada huzuru bulmak

Doğa bizim en önemli ve değerli ilâcımızdır. Bizler doğanın bir parçasıyız. Her bir atomumuz, molekülümüz bu evrenin binbir farklı yerinde oluştu, bu dünyada buluştu ve bu dünyada hayat buldu. Bu dünya bizler için ana rahmidir. Bizi korur, besler, iyileştirir. Hırsımız, aptallığımız ve benliğimiz bindiğimiz dalı kesmemize neden olmaktadır. Düştüğümüzde bizi tutacak bir "yer" de olmayacaktır. … Okumaya devam et Doğada huzuru bulmak

Yargılama kendini tanımanın temel engelidir.

Kendimizi tanıyabilmemiz için benliğimizden bir adım uzaklaşmamız gerekir. Tıpkı iyi bir arkadaş gibi, tarafsız bir gözlemle kendimize bakmamız, doğrusuyla yanlışıyla kendimizi olduğumuz gibi görüp kabul edebilmemiz gerekmektedir. Kendimizi geliştirebilmemizin ilk koşulu olan kendimizi olduğumuz gibi görebilmek, sonuçta kendimizi istediğimiz yönde geliştirebilmek özgürlüğünü getirir. Gerçekleri görmenin ve olduğu gibi kabul etmenin faydası, var olan koşulları ve … Okumaya devam et Yargılama kendini tanımanın temel engelidir.

Kendini koşulsuz sev !

Kendini çok sevdiğini iddia eden kişiler bile aslında aynı sıkıntıyı yaşarlar... Nasıl yaşamıyalım ki? Bütün çocukluğumuz, ergenlik çağlarımız neyi nasıl yapmamız gerektiği, kim olmamız gerektiği, nasıl olmamız gerektiği, hangi yaşta hangi işi başarmamız gerektiği ve diğer gerekenler ile dolu bir sözde eğitim süreciyle geçer. Kimse bize söylemez ki biz çok değerliyiz. Hatalarımızla, doğrularımızla çok ama … Okumaya devam et Kendini koşulsuz sev !

Özündeki mükemmeliyeti gör ve bil. Gerisi sen değilsin.

Özümüzdeki güzellik ve mükemmelliği gerçekleştirememektir zaten bizi bunaltan, tatminsiz ve sıkıntılı yapan. Gerçekleştiremememizin temel sebebi de tersine fikirleri benimsemiş olmamızdır. "Yapamazsın"lar, "sen mi başaracaksın"lar döner dolaşır "yapamam", "ben mi başaracağım" olarak içselleşir... Ya da önceden hiç yapılabilmiş değildir ve sırf bu sebeple hiç bir zaman yapılamayacağına iknâ olmuşuzdur. Oysa, sadece kendimiz için değil, insanlık için … Okumaya devam et Özündeki mükemmeliyeti gör ve bil. Gerisi sen değilsin.

Hayvanlardan öğrendiklerimiz

Hayvanlar bizlere sadece arkadaşlık ve sevgi vermezler... Onlar aynı zamanda bizlere sevgi, şevkât, empati, paylaşım, saygı gibi yaşanmadan öğrenilmeyen ve insanı insan yapan temel özellikleri öğreten mükemmel öğretmenlerdir. Ama hiç birini bile alamamış bir insan en azından bir kedinin sarılışındaki cenneti hissettiğinde cennetin ne olduğunu anlar ve bulduğu her yerde bunu tanımaya başlar. Yeryüzünde cenneti … Okumaya devam et Hayvanlardan öğrendiklerimiz

Hayatımızın Amacını Keşvetmek

Tutkularımız ruhumuzdan gelen bir çekimdir. Ruhumuz bu dünyada ne işle meşgul olmak için geldiyse bu konudaki becerilerimizi arttırmak üzere tutkularımızla bizi yönlendirir. Aslolan hangi isteklerimizin "ruhumuzdan gelen tutkular" olduğunu hangilerinin ise sadece koşullanma, hırs gibi nefsimizden kaynaklanan istekler olduğunu anlayabilmemizdir. Bunu anlamak için sessiz bir kafayla ruhumuzu dinlemeyi öğrenmemiz gerekir. Sonra yolumuz yavaş yavaş aydınlanmaya … Okumaya devam et Hayatımızın Amacını Keşvetmek

Problemleri çözebilmek için farklı bir anlayışa ihtiyaç duyarız

Bu söz Albert Einstein'ın 23 Haziran 1946 yılında Michael Amrine ile yaptığı mülâkatta söylediği bir sözdür. ('The Real Problem is in the Hearts of Men': 'Gerçek Problem İnsanların Kalplerindedir' New York Times Dergisi, sayfa 7) Einstein tam olarak "Eğer insanlık yok olmaktan kurtulup, daha ileri seviyelere ulaşacaksa, bunun yolu yeni bir düşünce tarzından geçer" demiştir. … Okumaya devam et Problemleri çözebilmek için farklı bir anlayışa ihtiyaç duyarız

İsteklerin korkularının arkasında bekler

Sizce bir çocuk anne karnındayken doğumunu korkuyla mı bekler? Yoksa huzur içinde doğacağı güne mi hazırlanır? Peki bir çocuk düştüğünde korkup yürümekten vazgeçer mi? Yoksa poposunu kaldırıp bıraktığı yerden yürümeye devam mı eder? Peki niçin biz yetişkinler, korkularımızın esiri olarak rahat bir nefes bile alamayız? Niçin kendimizi sahip olduklarımızın zaten isteklerimiz olmuş olduğuna inandırarak yeni … Okumaya devam et İsteklerin korkularının arkasında bekler