Kömürden Pırlantaya…

Pırlantayı çok değerli buluruz. Ama görmeyiz ki o aslında bir kömür parçasıdır. Bir kömür pırlanta olana kadar aşırı baskı altında kalır. Nihayetinde karşımıza ışıl ışıl parlayan, gözümüzü alamadığımız pırlanta olarak çıkar.
İlginç ki bizler de karbon bazlı varlıklarız ve pırlantayla eş bir kaderi paylaşırız. Hayatta karşımıza çıkan ve kötü olarak nitelendirdiğimiz herşey aslında bizileri ileri ki bir zamanda ışıl ışıl parlayacak birer pırlantaya dönüştürme sürecidir.
Bu süreçte karamsarlığa kapılmadan, bilinçli tepkiler vererek bu süreci çileli değil keyifli bir sürece çevirebilme kapasitesine sahibiz. Tıpkı dalgalarla boğuşmak veya sörf yapmak gibi.Bir pırlanta, topu topu.jpg
Ama bu kapasite temel olarak Evren ile bizim aramızdaki, son derece özel ve kişisel bir iletişimden geçer.
Hayat bize tecrübelerimizle konuşur. Ne kadar dinlemeyi öğrenirsek ve kendimizi, özümüzdeki sevgi, yaşam ve ışık doğrultusunda, kötü/iyi, güzel/çirkin diye ayırt etmeden bir teslimiyet ve özgür irade dengesi içinde düşünür, hisseder ve hareket edersek, bu süreci o kadar başarıyla ve keyifle geçiririz.
Kendimizi yontma becerimiz bir pırlanta olma aşamasına geldiğimizde yayacağımız ışık ve renk cümbüşünün temel gerecidir.
Sevgiyle Paylaşın ❤
Reklamlar

Yiğitlik

Genellikle zor zamanlarda veya kendi iyiliğimiz için aşmamız gereken bir engelin, gerçekleştirmemiz gereken bir değişimin, daha önce hiç yapmadığımız birşeyi yapmanın eşiğindeyken olup bitenlerin yoğunluğu altında içimizdeki bir sesin bizi vazgeçmeye çağırdığını hissederiz. Zihnimiz bu işin altından nasıl kalkacağımızı idrak edemez, hafızamızda hiç bir ipucu yoktur. Zihin korku ile birleşerek bize bunun imkânsız olduğunu söylemeye başlar.

İşte o anda yapmamız gereken bu değişimi ve bu zorluğu edinmektir.

Fırtına benim dışımda değil; bu fırtına benim. Bu değişimi ben getiriyorum. Çünkü ben evrimleşiyorum, ben mükemmelleşiyorum. Ben bu değişime gebeyim, ben bu zorluğun üstesinden gelmeye hazırım. İçimdeki gizli cevherin açığa çıkabilmesi için, daha bütün, daha üstün ben olabilmek için bu meydan okunuşuna ihtiyacım var.

Şeytan fısıldarHer zorluk bizim içimizdeki gizli bir cevherin ortaya çıkarılışının efsanesidir. Fırtına sizsiniz! Evrenin bu zorluğu sizin karşınıza çıkarışının size özel bir basamak olarak sunduğunu bilin ve bu zorluğu edinin. Ruhunuz bu gelişime hazır! Fırtına sizsiniz!

Unutmayın! Her zorluk gelecekteki güzel günlerin, daha mükemmelleşmiş bir siz’in müjdesidir. Bu müjdeye odaklanın.

Sevgiyle kalın ❤

 

Hayâlleri gerçekleştirmek…

Hepimizin pek çok hayâli vardır değil mi?

Kimimiz  çok zengin olmak isteriz, ama zenginliği  ve zengin insanları hor görürüz. Kimimiz ise basit ve huzurlu bir hayat isteriz ama iş o hep hayâlini kurduğumuz dağdaki küçük kabinde yaşamaya gelince aklımıza şehrin nimetleri geliverir.

Kimimiz çok başarılı bir sporcu ya da artist olmak isteriz. Ama çalışmalar yoğun tempoya girince veya karşımıza çıkan ilk başarısızlıkla hayâlimizden uzaklaşmaya başlarız.

Ve pek çoğumuz hayâlini kurmuş olduğumuz en  azından bir şeye hayatımızın bir anında ulaşmışızdır. O sevgiliye, işe, ortama ulaşmışızdır. Ama elimizde tutamamışızdır. Çünkü yüreğimiz, o alışık olmadığımız adımları atmaya cesaret gösterememiştir. Sevgiliye uygun tepkileri gösterememişizdir, belki de bile bile… sırf alışık olmadığımız için. İşimizde o hep istediğimiz pozisyona gelmişizdir ama başarıyı içimize sindirerek gerekli uygun davranışları sergileyememişizdir. O çok istediğimiz ortama girebilmişizdir ama içimizdeki eski biz, bizi devamlı kendisine çekip durmuştur.

Ve aklımız inanmadığı, yüreğimiz bilinmezliklerden korktuğu için nihayetinde geri düşmüşüzdür… alışageldiğimiz, ufukları geniş ama kendisi küçük penceremize.

Öğrenin ve kendinizi üzmeyin.  Hayat her zaman yeni kapılar açar.Sorman gereken soru.jpg

Başlangıç her zaman en zordur.

Sakın vazgeçme !

Görsel

Blog İstatistikleri

  • 3,064 görüntüleme
Follow Çıkış Kapısı on WordPress.com