Hayvanlardan öğrendiklerimiz

Hayvanlar bizlere sadece arkadaşlık ve sevgi vermezler… Onlar aynı zamanda bizlere sevgi, şevkât, empati, paylaşım, saygı gibi yaşanmadan öğrenilmeyen ve insanı insan yapan temel özellikleri öğreten mükemmel öğretmenlerdir. Ama hiç birini bile alamamış bir insan en azından bir kedinin sarılışındaki cenneti hissettiğinde cennetin ne olduğunu anlar ve bulduğu her yerde bunu tanımaya başlar. Yeryüzünde cenneti yaratmanın deniz feneri de budur.
Sevgiyle Paylaşın ❤Siz siz olun,.jpg

Reklamlar

Sevgiyle kazan

Korku ve nefretle yenilmeyin.jpg

Görsel

İltifat kabul etmek

Bir kişi size iltifat  ettiğinde nasıl tepki gösterirsiniz?

O iltifatın altında ezilip, ona nasıl lâyık olmadığınızı, bir hata olmuş olduğunu, şans eseri olduğunu mu anlatmaya başlarsınız?
Yoksa o iltifatı size yürekten gelen bir hediye olarak saygıyla mı kabul edersiniz?

İltifat kabul etmeyi öğren.jpg

Pek çok kişi başkalarından daha üstün olmaktan, daha doğrusu, sosyal kıyaslamalar yapıldığında daha üstün çıkmaktan çekinirler. Kimisi bundan başkalarının kalbinin kırılmasını, ezilmesini istemediği için çekinir, kimisi de başkalarının kıskançlık ve hasedine maruz kalacağından, nazardan korktuğu için istemez.

Ama her gönülden gelen iltifat sizdeki bir cevherin açığa çıkarılmasıdır. Bir insanın size samimiyetle baktığının ve sizi gördüğünün bir işaretidir. Sizdeki güzellikleri görebilen, sizin yücelmenizden sevinç duyan bir insanlık belirtisidir. Sizin de kendinizi daha da çok yüceltebilmeniz için bu güzelliğinizin farkına varmanızı isteyen bir dostun hediyesidir.

Bu iltifatı red etmek kibarlık ve alçakgönüllülükten geliyor gibi görünse de samimiyetsizlik kokar. Çünkü, takdir edilmek, beğenilmek bütün sosyal canlıların en doğal özelliğidir. İltifatı değersizleştirmek hem karşınızdakinin ve sizin ufuklarına gem vurur, hem de kendi öz değerinizin değersizleştirmesine yol açar.

Ve kendi değerini bilmeyen herkesin sonu değersizliktir.

Dolayısıyla, birisi size bir iltifat ettiğinde ona gülümseyin, gözünün içine bakın ve en değerli bir hediyeyi aldığınızın bilinciyle bütün samimiyetinizle ona teşekkür edin ve bu iltifatı edinin. Ne izah etmenize, ne detaylara girmenize, ne şansınızdan ne de şanssızlığınızdan bahsetmenize gerek vardır. Bütün yapmanız gereken size verilen bu hediyeyi kabul etmektir.

O andan itibaren, o iltifatı kulağınıza küpe yapın ve eğer o kaideye yerleştirildiyseniz içinizde o değeri gerçekleştirebilecek bir özellik bulunduğunu idrak edin.

İltifat kabul etmek, olmadığınız bir yerde olduğunuzu düşünerek kibir ve tembelliğe girmenin bir ifadesi değildir. Aksine, bir yola baş koymaktır… Arkadaşınız sesinizin güzel olduğunu mu söyledi? Demek ki bu değeri taşıyorsunuz. Elbette ki etüd etmeden, pratik yapmadan, her gün zevkle, özgüvenle daha güzel şarkı söylemeye gayret etmeden, sırf arkadaşınız söyledi diye bir anda süperstar olmadınız. Ama içinizde ki siz, oldu! Gerisi size kalmış.

Bu süreci, karşınızdakinin samimiyetinden şüphe duysanız bile yapın. Eğer kişinin art niyeti olduğuna inanıyorsanız, gelecekteki alışverişlerinize dikkat edin. Ama gene de kabul edin ve bunu özgüveninizi pekiştirmek için kullanacağınız bir hammadde olarak görün. Bir düşünün, eğer bu kişi sizi manipule etmek için yaptıysa, hem oyunlarına düşmediğinizde, hem de iltifat ettiği konuda gidgide ilerlediğinizde ne kadar şaşkına uğrayacaktır. Eğer size iltifat ederek egonuzu okşayıp, sizi yanlış yollara sürüklemeye çalışıyorsa, basitçe hangi yöne gitmek istediğinizin sizin seçiminiz olduğunu bilin.

Sevgiyle kalın.

Birisi sana gerçek yüzünü gösterdiğinde…

Birisi sana gerçek.jpg

Özellikle değer verdiğimiz kişilerin art niyetlerini görmek son derece üzücü bir durumdur. Pek çoğumuz bu durumda kalp kırıklığımızın acısıyla gerçekleri görmekten kaçarız. Bizim kötülüğümüze sebep olmuş olanlar, yaptıkları için özür dilemek ihtiyacı bile duymuyor olabilirler. Oysa biz onlar adına binbir mazeret bularak onları affedebilmek için elimizden geleni yaparız. Ancak bu sadece daha çok kandırılmamıza ve sonuçta çok daha fazla üzülmemize sebep olur.
İnsanları oldukları gibi kabul edin. Sevip sevmemek sonraki seçenektir.

İlişkiler ve Güven:YouTube Video Paylaşımı

Türkçe’de çok güzel bir kelime vardır: “Arka-daş”. Arkanı dönebileceğin, sırtını dayayabileceğin kişi anlamına gelir. Kimi insanlar hayatımızda sadece ahbap, tanıdık olarak kalırlar . Kimileri arkadaşımız olmaya lâyık olurlar. En zoru ise “hayat arkadaşı” olabilmektir. Senelerle, ince nakış işlercesine her anını özenle, farkındalıkla paylaşabilecek yürekli yiğitlerin ‘birlikte’ yürüdükleri yoldur.
Tek başına yürünmez. Onun içindir ki bu yolu kiminle yürüyeceğinizi çok iyi seçmek gerekir.
Bu bir takım arkadaşlığıdır: Güven, eşzamanlılık ve birlikte çalışma gerektirir.
İşte bu sevgililer gününde sizlere, en azından güven nedir konusunu çok anlamlı görsellerle paylaşan bir video sunuyoruz.
Sevgiyle Paylaşın,
Sevgililer Gününüz Kutlu olsun
YouTube videomuz: İlişkilerde güven

2.jpg

 

Kişiliğini koru

hiçbir zaman

Görsel

Alçakgönüllülük

Fazla alçakgönüllü olma

Görsel

Kimseye zarar verme ama…

Kimseye zarar verme

Görsel

Blog İstatistikleri

  • 3,071 görüntüleme
Follow Çıkış Kapısı on WordPress.com