Kızgınlık değil, “kararlılık”

Kızgınlıkla değil.jpg

Ne olursa olsun.. Sizde kızgınlık hissine sebep olan her şeyin düzeltilmesi gereken bir konuya işaret ettiği muhakkaktır. Kızgınlık hissiniz boşa değildir. Ancak bu nokta çok hassas bir noktadır ve farkındalıkla, bilgelikle davranmayı gerektirir.

Kızgınlık hissinizin kaynağını keşvetmek, kendi geçmişinizden gelen psikolojinizden mi kaynaklanıyor yoksa bariz bir sosyal yanlışlıktan mı kaynaklanıyor bunu çok iyi analiz edip anlamanız bu hissin size vermeye çalıştığı bilgi ve yaptırım talebini doğru şekilde gerçekleştirmeniz için çok çok çok önemlidir.

Ne için kızgınlık hissediyorum? sorusu akansuya engel olan taşları kaldıracak bir sorudur.

Eğer bu sorunuzun cevabını büyük oranda kendi içinizde, kayda değer bir miktarı da dış dünyada bulursanız. Kızgınlığın kaynağını yakın takibe alarak sebeplerini, ne kadar haklı, ne kadar haksız olduğunuzu vs. dikkatlice izleyin. Kendinize karşı dürüstlüğünüz oranında doğru yolda yürüyor olacaksınız.

İster sosyal ortamda gözlemlediğiniz yanlışlar, isterse de kendi içinizde gözlemlediğiniz hatalar… bir şeye son derece dikkat edin:

Kızgınlık akışın doğru yöne yönlendirilmesi için gereken ivmeyi kazandıran patlayış noktasıdır. Ancak bu yüksek ivmeli enerjiyi sağlıklı forma sokmak bilgelik gerektirir.

Tıpkı bir tabancanın mermiyi fırlatmak için bir miktar baruttan faydalanması gibi. Amaç hiç bir zaman barut fıçısını etrafa saçıp sonra da ateşlemek değildir. Bu sadece herkese zarar verir.

Dolayısıyla, sizi kızdıran olaylara karşı bu ivmeyi bilgece kullanmak geliştirilmesi gereken bir beceridir. Kendi psikolojinizin üstadı olma yolunda olayları ve kendinizi, istediğiniz yöne doğru yönledirebilmek için yapmanız gereken kızgınlığı kararlılığa dönüştürebilmektir. Örneğin, geçen gün bir danışanım bana mahallelerinde hayvanlara karşı kötü davranan bir kişiden kızgın bir şekilde bahsetti. Bu şefkatli insan, kızgınlık içinde ona buna çatıp hak arayacağını ifade etti. Gerçekten de takdir edilecek bir davranış. Ama bu güzel insanın gerekli makamlara gidip yetkililere çatması, gece uykularını kaçıracak şekilde bu olaya kızgınlık hissetmesi mi daha faydalıdır? Yoksa, sağlıklı bir hareket plan çizerek içindeki kızgınlığı yılmayan bir kararlılığa dönüştürmesi mi?

İki kere yetkiliye küfretmek belki içimizdeki kızgınlığı o an için tolere edilebilir hâle getirebilir ama sanırım hepimiz şahsen biliyoruz ki bu hareketle bir sonuç getirmez. Üstelik sonuç alamadığımız için kendimizi sadece daha güçsüz hissetmemize sebep olur. “Şikayet ettik ama belediye aldırmıyor bile…” Bu sözü hepimiz işitmiş ya da söylemişizdir. Oysa, “Ben bu durumdan rahatsızım. Bu rahatsızlığımı dengesizce etrafa saçmak veya bu rahatsızlığıma göz yummak yerine bu durumun beni harekete geçirmesi, beni motive etmesine karar veriyorum” gibi bir yaklaşım bize her an bu konuda çözüm getirecek hareketleri destekleyecek ivmeyi sağlar. Sağlıklı yollarla sonuç aramamıza izin verir. Hiç yılmadan çözüm aramamız ise takdir edersiniz ki her zaman daha çok sonuç verir.  Kızgınlığın doğru seçimlere yönlenen bir kararlılığa dönüştürülmesi kendi iç huzurumuzu, kendimize olan saygımızı ve özgüvenimizi koruyan bir tutumdur. Bu yaklaşım, aynı zamanda sosyal huzurun korur ve toplumun birbirine karşı saygı seviyesini de yükseltir.

Her gününüz bir evvelkinden daha güzel olsun. Sevgiler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s