Eksiklikten doğan güç.

sahip olmadıklarım için isyan

Söylemesi yapmasından kolaydır ama gerçekten de bütün ihtiyacımız olan bakış açımızı değiştirebilmek, ve eksikliklerin bizi demoralize etmesine izin vermeden, güçlü yönlerimizi pekiştirmektir. Kör olanın daha keskin işitmesi gibi, çoğu zaman eksikliklerimiz bizi başka yönlerde çok daha güçlü yaparlar.

Olaylara hangi açıdan bakacağımız ancak bizim vereceğimiz bir karardır. Bu karar bizim irademizdedir. Çevremizden gelen her türlü etki bizi tersi veya başka bir yöne itse de bu etkilere izin vermek ya da kendi istediğimiz yönde gitmeye karar vermek bizim seçimizdir.

Reklamlar

Hayattaki önceliklerimiz…

Uçakta ve hayatta...

Uçakla seyahat etmiş olanlarımız bilirler. Uçağa biner binmez verilen kısa güvenlik eğitimi, acil durumlarda sağ ve sağlam kalan yolcu sayısını en çoğa çekmeyi planlar. Bu kurallar senelerin birikimi ve pek çok bilimsel araştırmadan sonra oluşturulmuştur.

İçlerinde göze batan çok önemli bir kural vardır: Acil durumlarda eğer kabin basıncı düşer, oksijen maskeleri indirilirse yolculardan maskelerini öncelikle kendilerine takmaları, sonra yanlarındaki bu işi kendi kendine yapamayacak kişilere yardım etmeleri söylenir.

Mantık çok basittir: Başkasına yardım etmeye çalıştığın sürece kendine yardım edemezsin. Zaman geçtikçe yardım edebilir durumdan, yardıma muhtaç durumuna düşersin. Olabilecek pek çok farklı komplikasyonu bir kenara bırakıp, acil durum seçeneklerine tekrar göz atarsak görürüz ki aslında önce kendimize yardım edersek, hem kendimizi riske atmayız, hem de yardıma ihtiyaç duyabilecek sadece bir değil, birden çok kişiye hızla yardım edebiliriz.

Modern çağın bize sunduğu bu ikilem, kültürümüzün bize aşıladığı yardımseverlik kavramının zıddına bir tavsiye vermektedir. Kültürlerimiz fedakarlık seviyesindeki yardımseverliği her zaman yüceltmektedir. Gerçekte ise bu ‘fedakarlık’ hiç gerekmeyebilir. Anlamsız bir ‘kendini kurban etme’ dramına dönüşebilir.

Aslında zıd olarak görülen bu tavsiye, sadece ahlâki değerlerin aktarıldığı kültürel bir ilkenin ötesine geçiştir. Aklın, bilmin ve bilginin sunularını da hesaba katarak, karşımıza çıkan olası bir durumda en mükemmel  tepkinin gösterilebilmesi için geliştirdiği bir tavsiyeden başka birşey değildir. Her an ilke edinmemiz gereken pusula da budur işte.

Sevgiyle kalın.

Blog İstatistikleri

  • 3,071 görüntüleme
Follow Çıkış Kapısı on WordPress.com